İnovasyonun “Nedir” i ve Temeli

Tarih öncesi  bir çağda, mağarada yaşayan bir eski dönem kadını, yediği kabuklu yemişin kabuğunu atmamayı  ve akşam susadığında tehlikeli göle gelmeden de bununla mağarasına su taşıyabileceğini düşünüyor. Yenilikçi fikir, iyileştirilmiş ürün.

Hayatta kalma dürtüsü, beynini geliştirme, adaptasyon.

Eksikliği görebilme, sorunlara pratik ve yerinde çözümler bulabilme, girişimcilik.

İnovasyon, insanlığın adım adım ilerlediği bir noktadır. Kavram olarak, hem bir süreci (yenilemeyi/yenilenmeyi) hem de bir sonucu (‘yenilik’i) ifade eder. AB ve OECD literatüründe inovasyon süreç olarak; “bir fikri, pazarlanabilir bir ürün ya da hizmete, yeni  ya da geliştirilmiş bir üretim ya da dağıtım yöntemine ya da yeni bir toplumsal hizmet yöntemine dönüştürmek” olarak tanımlanır. Bununla beraber inovasyona ne sadece yenilik, ne adaptasyon, ne AR-GE ne de girişimcilik diyebiliriz.

İnovasyonu ancak AR-GE faaliyetleri, insan sermayesi, girişimcilik, fikri mülkiyet, eğitim düzeyi  kalitesiyle ve hatta uygulanacağı ülkenin hukuksal sistemiyle bir beden bütünlüğünde kabul ederek, yeni bir bilinçle “ayakta kalma” stratejimize ekleyebiliriz.

Bu beden bütünlüğünde temel her ne kadar fikir de olsa, bu fikrin işe yararlılığının ve hayata geçirebilirliğinin test edildiği süzgeçlere, hayata geçebilmesi için yeterli donanıma ve hatta hayata geçirildikten sonra yeterli sunuş kabiliyeti ve toplumsal kabullenmeye ihtiyaç duyar.

Hiçbir zaman tek seferlik bir buluş olmayan inovasyon her işletmenin, her  yapının içine sızmasıyla hayatımızda bütünlüğünü oluşturacağımız sistemli, stratejik bir bakış açısıyla yürütülen bir süreçtir.

Bu süreç, yeni dünya rekabetinde, hızlı değişimin anahtarı olarak görülmektedir  ve  Bulunduğu konumu korumak için dahi koşmak zorunda olan şirketler  ve her an yeni  bilgilerle donatılmakta olan girişimci beyinler , yapmaları gerekeni “şimdi” ye  sözcük dağarcıklarını ise “hadi” ye taşırlar.

Dünya içerisinde yeni konumlara gelmeye çalışan,  toplumsal ve kültürel fayda sağlamaya uğraşan  ve her  eksiği  avantaja çeviren  inovatif düşünce yapısını  eğitime, beyin yapılarına, pazarlama stratejilerine hatta mahalle bakkalının dahi “eski köye yeni adet getirmeye çalıştığı” bir farkındalık sürecine girmiş olanlar inovasyon iklimine geçiş yapmaya başlayanlar olacaktır.

Albert Einstein, “Hiçbir problem, onları yarattığımız andaki bilinçle çözülemez; dünyaya  yeni  bir gözle bakmamız gerekir.” Der.

Bu yeni dünyada bizler için inovasyon, ilham veren, beklenmedik olanı yapan , bilişsel esneklik kazandıranların gözlerini ödünç almak ve en nihayetinde kendimize yepyeni görüşler yaratmaktır.

Kaynakça:

-Bilgi ekonomisinde inovasyon kavram ve temel göstergeleri Çiğdem KAVAK

-İnovasyon rehberi : Karlılık ve rekabetin el kitabı Şirin ELÇİ, İhsan KARATAYLI.

-TEDTALKS Charles LEADBEATER

-TEDX Can SERDAR

-TEDX Bülent KAYTAZ

-İnovasyonun 4 merceği Rowan GİBSON

– Ulusal İnovasyon sistemi ve Üniversitesi sanayi işbirliği Aykut GÖKER

Bir cevap yazın